Emisyon Primi Kazancı İstisnası
ÖZ
Emisyon Primi Kazancı İstisnası da dahil olmak üzere 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesi kurumların elde etmiş olduğu bazı kazançları kurumlar vergisinin hesaplanmasında istisna kapsamına almıştır. Buna göre söz konusu kanun maddesindeki şartların sağlanması durumunda mezkûr kanun hükmünde belirtilen kazançlar kurumlar vergisi hesaplanmasında matraha dâhil edilmeyecektir.
5/1-ç maddesine göre; “Anonim şirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları payların bedelinin itibarî değeri aşan kısmı.” istisna kapsamında değerlendirilebilecek kazanç türlerinden biri olarak kanun maddesinde yer bulmuştur. 5520 sayılı kanunun 5 (3) maddesi kapsamında istisna kazanç olarak değerlendirilen emisyon primine isabet eden giderlerin istisna dışı kurum kazancından indirilmesi mümkün olmadığı gibi yapılan bu giderlere ait yüklenilen katma değer vergisinin de hesaplanacak katma değer vergisinden indirilmesi mümkün değildir.
Emisyon priminin anonim şirketler açısından bir kazanç unsuru olarak değerlendirilmesi, istisna hükmü, istisna olan bu kazanca ait giderler ve yapılan bu giderlere ilişkin yüklenilen KDV’nin vergi kanunları karşısındaki durumu yazının konusunu oluşturacaktır.
Tanımlar:
Pay: Birden fazla kişi arasında bölüşülmüş bir bütünden, bu kişilerin her birine düşen bölüm, hisse.
Anonim Şirket: Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir.
Ortak: Anonim şirket pay sahipleri.
Nominal Değer: Hisse senedi, tahvil vb. için üzerinde belirtilmiş değer.
Prim: Menkul ya da gayri menkullerin nominal değeri ile piyasa değeri arasındaki pozitif fark.
Emisyon Primi: Anonim şirketlerin kuruluş veya sermaye artırımlarında çıkardığı payların, hisse değerlerinin üzerinde bir bedelle ihracı durumunda elde edilen olumlu farktır.
1.GİRİŞ
Halka açık veya halka açık olmayan anonim şirketler kayıtlı sermaye sistemini benimsemiş olsun olmasın başlangıç sermayesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında en az sermaye tutarları çerçevesinde Cumhurbaşkanınca belirlenir. TTK’nın 332 (2) maddesinde “kayıtlı sermayeli anonim şirketlerde başlangıç sermayesi, kuruluşta ve sisteme ilk geçildiğinde haiz olunması zorunlu sermayedir; çıkarılmış sermaye ise, çıkarılmış payların tümünün itibarî değerlerinin toplamını temsil eder.” denilmiştir. Kanun metninden de anlaşılacağı üzere büyük ölçekli şirketler ilk kuruluşlarında faaliyetlerini sürdürebilmelerini sağlayacak likit varlıkların yanında zorunlu sermaye birikimine ihtiyaç duymaktadır. Bu şirketlerin büyük bir bölümü gerek likit ihtiyacın gerekse zorunlu sermaye ihtiyacın temin edilmesi ve ticari hayat içerisinde oluşması muhtemel risklerin minimize edilmesi amacı ile başlangıçta sermayeyi belirli paylara bölmek suretiyle kurucu ortaklık yoluna gidebilirler. Faaliyete geçtikten sonra iş hacmini genişletmek, sermayesini güçlendirmek, yeni yatırımlar yapmak gibi hedefleri doğrultusunda finansman ihtiyacın karşılanması için daha düşük maliyetli olması nedeniyle yeni paylar çıkarmak suretiyle ortaklık yapısını genişletebilmektedirler. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin 1. fıkrası belirli şartlara haiz olan kurumlar vergisi mükellefleri için kazanç istisnalarını düzenlemiş olup kanun metninde sayılan kazançların vergilendirilmeyip kurumların finansal yapılarının güçlenmesinin sağlanması ve şirketlerin halka açılmalarının teşvik edilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda emisyon primine ait kazanç 5520 sayılı kanunun 5/1-ç maddesi ile vergi dışı bırakılmıştır.
Yazının devamını okumak için TIKLAYINIZ.