İştirak Kazancı İstisnası
Giriş
İştirak Kazancı İstisnası 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/1-a maddesi; tam ya da dar mükellef kurumların başka bir tam mükellef kurumun sermayesine katılmaları nedeniyle elde ettiği kazanç ve/veya kar paylarının mükerrer vergilenmesinin önlenmesi ve şirketlerin sermaye yapılarının güçlendirilmesinin sağlanması amacıyla hükümler içermektedir.
Tam mükellef kurumlar, Türkiye’de bir iş yeri veya daimi temsilcisi olan dar mükellef kurumlar ile kanuni ve iş merkezi Türkiye’de olmayan kurumlardan Türkiye’de bir iş yeri veya daimi temsilcisi olmayan dar mükellef kurumlar İştirak Kazancı İstisnasından faydalanabilmekte olup tam mükellef kurumlara iştirak payının bir önemi bulunmamaktadır.
İştirak Kazancı İstisnası kurumlara geniş bir yararlanma hakkı tanısa da bazı özel durumlarda bu istisnadan faydalanılması mümkün bulunmamaktadır. Örtülü sermaye ve transfer fiyatlandırması yöntemi ile kar payı dağıtımı sayılan haller uygulamada en çok karşılaşılan özel durumlardan olup bu iki özel durum için ortak değerlendirme yazının konusunu oluşturacaktır.
Vergi Usul Kanunu Kapsamında Değerlendirme
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/A maddesi; vergi kanunlarının lafzı ve ruhu ile hüküm ifade ettiğini ve lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümlerinin, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanun kapsamındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısının göz önünde bulundurularak uygulanacağını düzenlemiştir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/1-a maddesinin lafzı her ne kadar açık olsa da kanun hükmüne daha iyi nüfuz edebilmek adına maddenin gerekçesine ve kurumlar vergisi genel tebliği hükümlerine bakılmalıdır. TBMM Mevzuat Bilgi Sistemi’nde İştirak Kazancı İstisnası’na gerekçe olarak: “Maddenin (a) bendinde, aynı kazancın iki ayrı kurumda vergilendirilmesini önlemek, mükerrer vergilemeye yol açmamak amacıyla iştirak kazançları istisnası düzenlenmiştir. Bu maddedeki düzenleme, yalnızca tam mükellefiyete tabi kurumun sermayesine katılımlar nedeniyle elde edilen kazançları kapsamaktadır. Diğer bir anlatımla, iştirak edilen kurumun tam mükellef kurum olması gerekmektedir. Kurumların, kurucu senetleri ile diğer intifa senetlerinden elde ettikleri kâr payları iştirak kazancı olarak değerlendirilecek; fonların katılma belgeleri ve yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde ettikleri kâr payları ise iştirak kazancı olarak değerlendirilmeyerek, kurumlar vergisine tabi tutulacaktır.” gösterilmiştir.
1 seri nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde de gerekçe doğrultusunda:
Yazının devamını okumak için TIKLAYINIZ.